İşler: ‘Din eğitimi hala arzulanan seviyede değil’

Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) ve Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi işbirliği ile tertip eden “Din Öğretiminde Kalite, Yüksek Din Öğretimi, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” Çalıştayı’na katıldı. Çalıştayın açılışında konuşan Başbakan Yardımcısı İşler, Türkiye’de yaşayan insanların takriben yüzde 99’unun kendisini Müslüman olarak gördüğünü kaydederek, insanların kendi dinini öğrenmek istemesinin tabii bir vaziyet olduğunu söyledi. İşler, “Ülkemizde okullarda din öğretimi ve statüsü Cumhuriyet öncesi döneme kadar gitmekle birlikte asıl bir mevzu olarak ilk sefer Cumhuriyet döneminde, 1924 seneninde çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile ele alınmış ve bir tabana oturtulması amaçlanmıştır. Ancak dönemin siyasi isteminin teşekkül etmek istediği toplum fark olduğundan din eğitimi hem savsaklayan bir alan olmuş hem de verilen bilgiler yanlış ve sathi olmanın ötesine geçememiştir. İslam ile alakalı yanlış ve eksik bilgilere dayalı yorumlara sahip olan bu anlayış ciddi meseleler doğurmuş ve maalesef halkımız ağır bedeller ödemek vaziyetinde kalmıştır. Bu süreçte dinin veya din eğitiminin toplumsal sulh ve huzuru korunup geliştirilmesindeki fonksiyonlarının göz ardı edilmesi hasebiyle ülkemiz özellikle 50’li senelerden başlayıp 2000’li senelerin başına kadar son derece üzücü hadiselere şahitlik etmiştir” dedi.

“DİN EĞİTİMİ HALA ARZULANAN SEVİYEDE DEĞİL”

İlkokuldan başlayarak üniversiteye kadar devam eden eğitim sürecinde verilen din eğitiminin hala arzulanan seviyede olmadığını ifade eden Başbakan Yardımcısı İşler, “Özellikle müfredatların birbirinden kopuk olması veya doğru kaynaklara erişimde yaşanan sıkıntılar bu bağlamda değerlendirilmesi koşul olan ehemmiyetli hususlardır. Ancak yaşanan teknik sıkıntıların yanında din eğitiminde ciddi bir kalite problemi olduğu da aşikardır. Kalıcı olmayan veyahut çağın değişimine göre güncelleştiremediğimiz metotlarla aksak topal devam eden bir süreç işlemektedir. Bilimin baş döndürücü bir şekilde ilerlediği günümüzde mevcut eksiklikleri göz önüne alarak eğitimimizi yine yapılandırmamız gerektiği kanaatindeyim. Eğitimden beklenen şey, yalnızca bireylere kariyer ve meslek sağlamak olmamalıdır. Bunların yanında değerler, değerler eğitimi ve din eğitimine de koşul olan önemin verilmesi hedeflenen erdemli toplumun inşasında son derece ehemmiyet arz etmektedir. Manevi eğitimden yoksun gençliğin kendine ait öz değerlere sahip olmaması ve bunları içselleştirememesi kendi toplumuna yabancı bireyler ortaya çıkarmaktadır. Bu bağlamda din eğitiminin değerler oluşturma ve bunların bireylere kazandırılması itibariyle ehemmiyeti son derece büyüktür” diye konuştu.

“TÜRKİYE NORMALLEŞMEYE DEVAM EDİYOR”

TİMAV Başkanı Ecevit Öksüz ise, Türkiye’nin normalleşmeye devam ettiğini belirterek, “Bundan 8-10 sene önceye baktığımız zaman gündemimiz bambaşkaydı. Konuştuğumuz başlıklar, sıkıntılarımız bambaşkaydı. Bugün din öğretimine, inanç özgürlüklerimize, eğitim öğretimimize, siyasal ve sosyal hayatımıza ile alakalı huzuru bozmak isteyen bir hayli kesim olsa da ülkemiz normalleşmeye devam ediyor. Bugün burada ve bundan sonraki organizasyonlarda ve fark bölgelerde yapılan fark organizasyonlarda artık din öğretiminin, inanç özgürlüklerinin ve hayatımızın fark alanlarının daha iyiye gitmesi için, kalitesinin artırılması için projeler üretiliyor, değerlendirmeler yapılıyor ve çalışmalar sürdürülüyor” ifadelerini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler daha sonra AK Parti Konya İl Başkanlığını ve Müftülüğü ziyaret ederek Konya’dan ayrıldı.

Bir önceki yazımız olan Balbay: 'İhsanoğlu, CHP’nin adayı değil' başlıklı makalemizde adayı, balbay ve chpnin hakkında bilgiler verilmektedir.